BURDUR’DA 18 YILLIK ÖĞRETMEN 3.KİTABINI ÇIKARMAYA HAZIRLANIYOR
Burdur’da 18 yıllık öğretmen 3.kitabını çıkarmaya hazırlanıyor
Burdur’da öğretmenlik kariyerini sürdüren ve 2 kitabını yayımlayan Coğrafya Öğretmeni 3.kitabında da son noktaya geldi.
Burdur Ercan Akın Fen Lisesi’nde görev yapan coğrafya öğretmeni ve yazar Yemliha Yalınız, yazarlık serüveninden yayımladığı romanlara, kitap okuma alışkanlıklarından yerel yazarların yaşadığı zorluklara kadar birçok konuda Gazetemiz muhabirine özel ve önemli açıklamalarda bulundu.
18 yıllık öğretmenlik kariyerini sürdüren ve son iki yıldır Burdur Ercan Akın Fen Lisesi’nde görev yapan coğrafya öğretmeni Yemliha Yalınız, yazmaya olan ilgisinin ortaokul yıllarında masal anlatımlarıyla başladığını, yazarlık serüveninde dönüm noktasının ise lise yıllarında yaşandığını ifade etti.
Yalınız, yazarlık yolculuğunda önemli bir yere sahip olan lise yıllarında tanıştığı edebiyat öğretmeni Fatih Çolakoğlu’nun ve Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” adlı eserinin kendisini derinden etkilediğini belirtti. Yalınız, romanda yer alan “Mankurt” kelimesinin kendisini etkilediğini söyledi.
Pandemi Dönemi Yazarlık Hayalini Gerçeğe Dönüştürdü
Yazmaya uzun yıllar cesaret edemediğini anlatan Yalınız, yaklaşık 6 yıl önce pandemi dönemindeki boş vakitlerini değerlendirerek bol bol kitap okuduğunu söyledi.
Yalınız, halihazırda yazılmış hikayelerinin olduğunu ancak altyapı oluşturmak için çok kitap okuyarak kendisini geliştirdiğini dile getirdi.
Pandemi sürecinde yüzlerce eser okuduğunu belirten Yalınız, ilk romanını yazmaya bu dönemde başladığını ve kitabın tamamlanmasının yaklaşık dört yıl sürdüğünü söyledi. Yazma konusunda en büyük desteği eşinden gördüğünü ifade eden yazar, ilk kitabını eşine, ikinci kitabını ise Edebiyat Öğretmeni Fatih Çolakoğlu’na ithaf etti.
“Bir Tutmanın Serencamı” Anadolu’nun Unutulan Hikâyelerini Anlatıyor
Yalınız, ilk romanı olan “Bir Tutmanın Serencamı”, Anadolu’da geçmiş yıllarda yaygın olarak görülen “tutma” geleneğini konu aldığını da açıkladı.
Toplumcu ve realist bir anlayışla kaleme aldığı romanda, yoksul ailelerin çocuklarını varlıklı ailelerin yanına hizmet etmeleri için vermesini anlattığını belirten Yalınız, hikâyenin 1946 yılında başladığını ve Halil isimli karakterin çocukluk yıllarından gençliğine uzanan yaşam mücadelesini konu aldığını söyledi.
Romanın büyük bölümünün gerçek yaşam öykülerinden esinlenerek oluşturulduğunu ifade eden yazar, farklı kişilerin yaşadıklarını iki karakter üzerinde topladığını da açıkladı.
“Köye Dönen Ayrılık” Bir Yolculuk ve Kültür Romanı
Bu yıl okuyucuyla buluşan ikinci romanı “Köye Dönen Ayrılık” hakkında da bilgi veren Yalınız, eserin yine Anadolu’nun içinden çıkan gerçek hikâyelerden beslendiğini söyledi.
1967 yılında geçen romanın bir yolculuk hikâyesi olduğunu belirten Yalınız, eserinde dönemin kültürel değerlerine, unutulmaya yüz tutmuş eşyalara ve yaşam biçimlerine yer verdiğini ifade etti.
Çehov, Robert Louis Stevenson ve Yaşar Kemal’in yolculuk temalı eserlerinden etkilendiğini dile getiren yazar, her kitabında farklı bir konu ve anlatım biçimi kullanmaya özen gösterdiğini de sözlerine ekledi.
“Her Yıl Bir Roman Yayımlamayı Hedefliyorum”
Yayımlanan ilk kitabının beklentilerini karşıladığını belirten Yalınız, ticari başarıdan çok hikâyelerini okuyucularla buluşturmayı önemsediğini ifade etti.
Şimdiden dokuz farklı hikâye taslağının hazır olduğunu açıklayan yazar, her yıl bir roman yayımlamayı hedeflediğini ve üçüncü kitabının da neredeyse basım için hazır olduğunu söyledi.
Öğretmenlik Yazarlığına Katkı Sağladı
Öğretmenlik mesleğinin yazarlık kariyerine önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Yalınız, özellikle dil kullanımı ve anlatım becerilerinin gelişmesinde öğretmenliğin etkili olduğunu belirtti.
Ders anlatımı, sınav hazırlıkları ve eğitim süreçlerinin kendisine düzenli ve temiz Türkçe kullanma alışkanlığı kazandırdığını ifade eden Yalınız, eserlerini editörlere büyük ölçüde düzenlenmiş şekilde teslim ettiğini söyledi.
“Gençler Kitaptan Uzaklaşıyor”
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kitap okuma alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Yalınız, gençlerin daha çok hızlı yaşam temposunun etkisiyle kısa ve kolay tüketilebilen içeriklere yöneldiğini söyledi.
Özellikle sosyal medya ve dijital içeriklerin etkisiyle okuma oranlarının düştüğünü ifade eden yazar, edebi niteliği yüksek eserlerin genç kuşaklar tarafından daha az tercih edildiğini dile getirdi.
Buna rağmen Burdur’un Türkiye ortalamasına göre okuma kültürü açısından olumlu bir noktada olduğunu belirten Yalınız, kitaplarının şehirde beklediği ilgiyi gördüğünü söyledi.
Yerel Yazarlara Daha Fazla Destek Çağrısı
Yerel yazarların daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için kurumların desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Yalınız, belediyeler, valilikler ve eğitim kurumlarının yerel yazarlara yönelik daha fazla tanıtım ve etkinlik düzenlemesi gerektiğini ifade etti.
Kitap fuarlarında büyük yayınevlerinin ön plana çıktığını belirten Yalınız, yerel yazarların görünürlüğünün artırılması gerektiğini söyledi.
“Yazmak Kendimi Gerçekleştirme Yolculuğu”
Yazarlığın kendisi için bir kazanç kapısından çok kültürel mirası gelecek nesillere aktarma aracı olduğunu dile getiren Yalınız, Anadolu’nun hikâyelerini, geleneklerini ve yaşam biçimlerini kayıt altına almak istediğini söyledi.
Yazdığı eserlerin bugün ya da gelecekte değer görmesinin ikinci planda olduğunu ifade eden yazar, “Ben hikâyelerimi anlatmak ve kültürümü gelecek kuşaklara aktarmak istiyorum. Değerini zaman belirler” dedi.
H.NESİBE SOLAK
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpg )








